Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 A d e l.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Adelmira Delia Núñez
Tarih Profesörü
Tarih Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 61
En Belirgin Özellik : Hırs.
Kan Durumu : Toujours Pur
Kayıt tarihi : 20/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
45/100  (45/100)

MesajKonu: A d e l.    Ptsi Mart 21, 2011 9:51 pm




''Git buradan Alex.'' Pembe dudaklarından dökülen bu son sözlerle sahnede yerini alırken beyninde onlarca şimşek çakıyordu. Yıllar sonra gördüğü o tanıdık bir çift siyah gözü kendi ağzından çıkan kelimelerle reddetmiş , gitmesini istemişti. Arkadaki müzikle bütün düşüncelerini attı aklından. Sahnedeki parlak ışıklar altında vücudunu en iyi şekilde dansıyla birleştirip izleyicilerine sunduktan sonra giyinmek için ayrılan odaya gitti. Üstündeki pembe iç çamaşırlarını kenardaki sepete koydu düzenli bir şekilde. Kendi çamaşırlarını giyip , kotunu , gömleğini ve krem trençkotunu da üzerine geçirdikten sonra hazırdı artık. Çantasını sağ koluna takıp çıktı odadan , bardaki çalışanlara gülümsedi içtenlikle.''İyi çalışmalar çocuklar. Görüşürüz!'' Aynı içtenlikle gelen gülümseme ve donuk dudaklardan çıkan ''Görüşürüz , Adel.'' sözlerini duymak tekrar gülümsetti cadıyı. Ne kadar da küçük şeylerden mutlu olmayı öğrenmişti artık. İşinin iyi gitmesi , bir sorun çıkmaması ya da bara gelen vampirlerin ona karşı bir sorun çıkarmamaları içindeki ateşe biraz olsun su serpiyordu. Kırmızıların hakim olduğu bardan karanlık geceye çıkınca yeşil gözleri kırpıştı cadının. Biraz ilerledi. Bardan uzaklaşınca tek el çantasına gitti şu an onu rahatlatacak tek şeyi bulmak için. İçinden beyaz yeşil kapaklı bir paket çıkartan elini utanmasa öpecekti. Tek bir dal sigarayı kalın dudaklarına yerleştirip pembe çakmağıyla yaktı. İlk dumanı içine çekip saçlarını arkasına savurdu. Duyulan tek ses topuklu ayakkabılarının kara değdiğinde çıkarttığı sesti. Ay bugün yarımdı. Gökyüzüne baktı bir yandan yürürken , yıldızlar bugün Adel mutlu olduğu için mi bu kadar parlaktı yoksa gökyüzüne her zaman bakmadığı için mi ona öyle geliyordu? Bütün bunları düşünürken arkadan gelen sesle irkildi bir an. Cisimlenmek yerine yürümeyi tercih etmişti cadı , sırf bazı şeyleri aklında toparlayabilmek için. Arkasındaki sese aldırmadı daha da ilerleyince Adel. Vampirlerin bölgesinden çıkmıştı. İlk defa yürüyordu aslında kendi evine ama kaybolmayacağından o kadar emindi ki..

Peki şimdi ne olacaktı? Yıllar sonra Alex'in dudaklarının kendininkilerle buluştuğunda ne hissetmişti? Eski duygularını geri kazanması kadın için imkansızın da ötesindeydi. Ama o gözleri gördüğünde , o bedenin sıcaklığını hissettiğinde kalbi küçük bir kuşun kanat çırpışları gibi atmıştı , karnındaki öldüğü zannettiği kelebeklerin can çekişlerini hissedebilmişti biraz bile olsa. Hayatında bu duyguları yaşattığı tek kişiydi Alex içinde taa ki onu o şekilde bırakıp gidene kadar. Taa ki babasının genç cadı için söylediği tek kelimeye kadar. Çok mu büyütüyordu yoksa haklı mıydı? Kafasını salladı sokaktaki kadın bilinçsizce. İçindeki ses haykırdı ''Haklısın.'' diye. İçinde bütün bunlarla savaşırken beyaz iki katlı binanın önüne geldiğini fark edebildi. Trençkotunun iç cebinden çıkardığı asasıyla hırsızlara karşı yaptığı büyüyü etkisiz hale getirdi. İçeri girip kapısını kapatmaya hazırlanırken kolundaki acıyla irkildi. Dönüp baktığında karşılaştığı manzara aynıydı ; bir çift siyah göz , düzgün bir burun , ve baktığında bile heyecanlanmasına neden olan dudaklar. Dudaklarını açıp , oradan çıkan sözlerini daha bitiremeden Alex'in sıcak dudakları susturdu kadını. Nefes nefese kalan adamın bir an olsun boş kalan dudaklarından çıkan sözleri kesin bir şekilde kafasını sallayarak reddetti Adelmira. Sesindeki cılızlık nedendi bilmiyordu ama bir şeyden emindi ; Alex gitmeliydi , her şeyin eskiden olduğu gibi olma hayalini aklından çıkarmalıydı. Bütün bunları düşünürken kapınının çarpılışı beyninde yankılanırken , bedeninin duvara yaslanışını belindeki soğuklukla hissetti. Beynindeki binlerce küçük adam sesi ona bağırıyordu. ''Hayır , engelle onu! Bunu yapmamalısın!'' Ama engelleyememişti adamı. Kalbi bu kadar baskın gelmeyeli tam 15 sene olmuştu. Kolları adamın geniş omuzlarını sardı yavaşça. Kalın dudakları tekrar buluştu adamınkileriyle. Son olarak çamaşırlarının da yere düşmesiyle artık tamamen Alex'indi. Birlikte oldukları zaman bu kadar ileri gitmemişlerdi. Daha önce çok kez başka adamlarla aynı yatakta uyansa da , Adelmira ilk defa duygular hissettiği bir erkekle yatağa giriyordu. Bedeni soğuk yatakla buluşunca pembe ojeli uzun tırnaklarını geçirdi adamın sırtına ve bütün tutkusuyla öpmeye devam etti o sıcak dudakları.


....


Her zaman pamuk şekere benzettiği beyaz bulutların üstünde bir kız gördü , güneş ışığından seçebildiği kadarıyla. Sarı saçlarının uçlarındaki bukleler rüzgarla savruluyordu sağdan sola. Bakmak için gözlerini kırpan kadın , bulutların üzerinde kendini gördü. 16 yaşındaki halini.. Hiç bir şey olmamış halini , hala tertemiz olduğu halini. Biraz daha dikkatli bakınca arkadan gelen adamı farkedebildi bulutlara bakan kadın. Ne kadar bağırdıysa duyuramadı bulutlardaki kendine. Gözlerinin önünde kirlendi sarı bukleli küçüklüğü..

....



Yeşil gözler bir anda açıldı. Rüyanın etkisinde hala nefes nefese ve ter içinde olan cadı uyandığı gibi doğrulmadı , bir süre o pozisyonda kaldı. Dün akşam neler olduğunu gözlerini kapatarak düşündü bir süre. Bacaklarını kendine doğru çekip , üzerindeki uçuk mavi pikeye daha da sarıldı. Pişman mıydı? Asla.. Ama bundan sonra kalbini dinlemeyecekti buna emindi. 15 yıl sonra mantığının üzerine çıkan kalbi onu sırtından bıçaklamıştı bir düşman gibi. Gözlerini açtığında içeriden gelen sesler Alex'in gitmediğini gösteriyordu. Doğruldu yattığı yerden. Arkasına koyduğu yastığa sırtını dayayınca odanın kapısında bir tepsi dolusu yiyecekle Alex'i görünce gülümsedi istem dışı. Genelde bu kadar teferruatlı kahvaltı yapmazdı Adel. 2 fincan kahvesini içer , ağzına peynir ve zeytin tıkar ve işine bakardı. Zaten bütün bunlar doyurmaya yeterdi onun midesini. Bacaklarına konulan tepsiyi tutarken , genç adamın yanına oturmasını bekledi. Tepsiye bir bakınca hiç tanıdık olmayan bir şey takıldı bir çift zümrüt göze. Bu da ne diye düşünürken yanındaki adamın kadifemsi sesiyle yaptığı açıklamayla gülümsedi. Eğilip adamın sıcacık yanağına en az o kadar sıcak olan bir öpücük kondurdu. ''Teşekkür ederim.'' Çatalını piyaz denen şeye daldırıp küçük bir lokmayı götürdü ağzına. ''Mmm , Türkler ağzının tatlarını biliyorlar desene.'' diyerek sırıttı. Alex yaptığı için mi bu kadar iştahla yiyordu Adel? Kendine inanamadı. 10 dakika içinde kahvaltılarını bitirmişler ve Alex'in asasıyla yaptığı ufak bir bilek hareketiyle tepsi tekrar mutfağa gönderilmişti. Her ne kadar adama sarılıp konuşmak sonra öpüşmek daha sonra tekrar sarılıp konuşmak istese de bunu yapamazdı. Aralarındaki şeylerin - sorun diyemiyordu çünkü sorun aralarında olanların yanına küçük kalıyordu.- kristal kadar parlak ve net olması gerekiyordu. Alex'e baktı göz ucuyla. Mutluydu biliyordu , bu mutluluğunu bozmak istemiyordu Adelmira ama elinden gelen bir şey yoktu. Öne çıkan mantığıydı bu sefer. '' Dün akşam sanırım 15 yıl içinde yaşadığım en mutlu akşamdı Alex. Ama hiç bir şey eskisi gibi olmayacak biliyorsun değil mi?'' Elbette biliyordu genç adam. Zaten kadın da öylesine sormuştu. '' Birbirimizi görmediğimiz yıllar içerisinde neler yaşadık ya da nasıl insanlara döndük hiç bir fikrimiz yok. Artık karşında eski Adelmira yok Alex. Aklının ucundan geçmeyecek kadar değiştim.'' Kadın kafasını adama doğru döndürdü. Direk olarak siyah gözlere baktı. '' Özlemiş olduğum bir çift siyah gözde gördüğüm kadarıyla sen de en az benim kadar değiştin.'' Ah ne kadar da sarılıp tekrar öpmek istiyordu adamı. Ama sanki önünde bir engel onu geriye doğru itiyor , izin vermiyordu. Dün akşam yetmemişti. Günlerce Alex'le bu yatakta kalabilirdi kadın. Tekrar önüne döndürdü başını. ''Eminim ki sen de bütün bunları biliyorsun. Sadece bir saniye bile olsun herşeyin eskisi gibi olacağına inanma istiyorum.''


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Julian Lang
Karanlık Sanatlar Profesörü
Karanlık Sanatlar Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 135
Yaş : 29
Gerçek Ad : Eren
Kayıt tarihi : 13/07/10

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek:
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
50/100  (50/100)

MesajKonu: Geri: A d e l.    Ptsi Mart 21, 2011 11:53 pm

Anlatım (Akıcılık, betimleme, vs.): 22/25
İmla: 14/15
Görünüm: 9/10


Büyücü Gücü: 45/50 Puan

_________________

Pierre Seymour' a teşekkürler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://deathomens.turkforumpro.com
 
A d e l.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: RPG MERKEZİ :: Büyücü Gücü-
Buraya geçin: