Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 Değişim

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Değişim   Salı Mayıs 10, 2011 9:22 pm


(9 sene önce)

Ilık, hoş bir bahar akşamıydı. Güneş henüz batmıştı. Nazik esen rüzgar yeni yeni açmaya başlayan hoş çiçek kokularını getiriyordu. Kathleen, hanın bulunduğu uzun, genişçe caddeye girdiklerinde gülümsüyordu. Yanında arkadaşı Gerrard vardı. Çocuğun babası Londra'daki sayılı şarap üreticilerinden biriydi ve Bay Rogers'ın da yakın muggle dostlarından biriydi. Yaklaşık bir yıldır, tanışmalarından bu yana, Gerrard ona özel bir ilgi gösteriyordu. Zamanla arkadaşlıklarının ilerlediğini görmek Kathleen'i şaşırtmıyordu. Gerrard, Bay Rogers'tan sık sık izin koparıyordu. Neredeyse her hafta. Önceleri pek de hevesli olmayan Kathleen zamanla ondan hoşlanmaya başlamıştı. Tatlı dilli, içten ve zeki bir çocuktu. Kızdan yalnızca bir yaş büyük olan Gerrard konusunda, genç kızın aklına takılan tek şey onun bir muggle olmasıydı. Daima bir açık vereceğiniz korkusuyla bir ömür geçirmek hiç de kolay olmazdı herhalde. Ama bunu düşünmek için henüz çok genç olduğunu bilmek onu rahatlatıyordu. Sadece on altı yaşındaydı.

Kathleen'in, onunla ilgili sevdiği bir başka şey ise Brian'ı unutturuyor olmasıydı. Ah, hayır, mesele üç sene önce yaşanan o öpücük olayı değildi. Yani sadece o değildi. Brian son zamanlarda inanılmaz huysuz ve hırçın biri olup çıkmıştı. En azından kız böyle düşünüyordu. Ayrıca Rogerslardan uzaklaştığını ve kendisine karşı çok soğuk davrandığını da düşünüyordu. Buna karşılık kız da ondan uzaklaşmıştı.

Hana yaklaştıkça ikisinin de adımları yavaşlıyordu. Bunu fark ettiklerinde birbirlerine bakıp gülümsediler. Sohbet ederek hanın kapısına kadar geldiler. Bahçeyi geçip girişteki salonun kapısının önündeki yüksek basamaklarda durdular. Tam tepelerinde kocaman yazılarla Snowflake tabelası vardı ve yüzlerini gölgede bırakıyordu. Kathleen başındaki şapkayı çıkarıp içeri girmeye hazırlandı. Gerrard hemen ona uzanıp, kızın yüzüne düşen bir tutam saçı alıp geriye itti. Parmaklarının dışıyla kızın yanağını okşarken gözlerinin içi gülüyordu. Kathleen bunun bir başka "veela olayı" olmamasını diledi. Ondan gerçekten hoşlanıyordu. Harika biri olmasının yanında, kalp atışlarını hızlandıracak kadar hoş gülümsemesi olan, yakışıklı bir delikanlı olduğunu düşünüyordu.

"İçeriye gelmek ister misin? Birşeyler içebiliriz. Annem de senin çok hoşsohbet bir genç olduğunu düşünüyor." derken kıkırdadı.

Gerrard o hoş gülümsemesiyle hafifçe eğildi ve kızın elini alıp öptü. Elbette ciddi değildi. Kathleen onun böyle resmi davranmamasını daha önce rica etmişti çünkü. "Gelecek sefer, söz veriyorum." Doğruldu. Çekingen bir adımla ona yaklaşıp pek de küçük sayılamayacak bir öpücükle ona iyi akşamlar diledi.

Kathleen heyecanını atlatana kadar bahçede kalıp, onun arkasından baktı. Gerrard üç kez geri dönüp onu selamlar gibi bir hareket yaptı gülerek. Biraz sonra kız içeri girdi. Onu karşılayan Liam oldu. İhtiyar uşak. Kathleen onu bir arkadaş gibi yakın görüyor ve seviyordu. Adam kızın elinden şapkasını ve pelerinini alırken kulağına fısıldadı: "Bir dahaki sefere daha tenha bir yer seçmelisiniz, genç Bayan Rogers." Göz kırptı. Görmüştü demek. Başka kim görmüştü ? Kathleen ona yarı utangaç güldü ve kolunu çimdikledi. İkisi de çocuk gibi kıkırdadı.

Masalar doluydu. Böyle akşamlarda gecenin uzun süreceğinden emin olabilirdiniz. Koşuşturup duran hizmetlilerin arasından görebildiği kadarıyla annesi ve Brian mutfaktaydı. Kathleen de eve döndüğünü bildirmek ister gibi geniş mutfak kapısında dikilip oradakilere selam verdi. Bayan Rogers verdiği talimatların arasından yalnızca bir an ona bakıp durdu, daha çok süzdü denebilir, sonra kafasını salladı. Ardından işine geri döndü. Kathleen yukarı çıkmadan önce yalnızca bir kez Brian ile göz göze geldi. İkisi de tepkisizdi. Ne hale geldiklerini görmek acı vericiydi. En iyi dost ha!

Arka merdivenlerin basamaklarını ağır ağır çıktı. Gerrard'ı düşünüp mutlu olması gerekiyordu. O gülümsemesi gözlerinin önüne gelince öyle de oldu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Çarş. Mayıs 11, 2011 7:15 pm

Sessiz, sakin geçen bir günün ardından akşama doğru masalardaki müşterilerin sayısı hızla artmaya başlamıştı. Snowflake hanının sahibesi Maureen Rogers sabahın erken saatlerinden beri müşterilerine en kaliteli yiyecek ve içeceklerini sunarken Brian istemeden de olsa masadan masaya koşturmuş, umursamaz bir tavır takınarak müşterin isteklerini yerine getirmişti. Geçen zaman içinde, burasının eskisi kadar sıcak bir yuva olduğu fikri, uçup gitmek üzereydi. Bütün gün burada, hiçliğin ortasında zaman kaybetmekten hiç de hoşlanmıyordu.

Arkadaşları ile de eskisi kadar görüşmüyordu. Araları bozulmamıştı ama artık anlamsız şakalar yapmanın kendine bir faydası olmadığını düşünen Brian, kendini o gruptan ayırmıştı. Sadece Hayley ile görüşmeye devam etmişti. Kathleen'i öptüğü ve onunla arası bozulduğu günden beri sadece Hayley kalmıştı hayatında. Sırlarını onunla paylaşıyor, hissettiklerini ona söylüyordu.
Ona kabuslarından da bahsetmişti. Söylemediği tek şey ise, geceleri onun öldürüldüğünü gördüğü korkunç kabusdu. Henüz neden olduğunu anlayamasa da yüzüğü taktığı günden beri rüyalarında korkunç şeyler görmeye başlamıştı. İnsanların intihar ettiği, öldürüldüğü, affedilmez lanetlerle işkence edildiği; evlerin yakılıp, yıkıldığı kabuslar durmak bilmiyordu.

Yüzükle güçleri normal bir büyücü düzeyine çıkmış olsa da rüyalara ve Kathleen ile arasında olanlar için yüzüğü suçluyordu. Bu küçük gümüş ejderhayı parmağında taşımaya başladığından beri hayatı daha da berbat bir hal almaya başlamıştı. Tüm bunları engellemek için ise yüzüğü çıkarmaya çalıştığında, böyle bir şeyin imkansız olduğunu anladı. Birkaç kez neredeyse parmağını kopartacak şekilde yüzüğü çekmesine rağmen çıkmamıştı. Sanki en ağır yapıştırıcı büyülerle parmağına yapıştırılmış gibiydi. Yüzüğü çıkaramadığını kendine yakın gördüğü iki kişiye söylemişti. Hayley ve Bay Rogers. Hayley' in elinden bir şey gelmeyeceğini biliyordu ama yine de ona söylemek istemişti. Bay Rogers ise pek hevessiz birkaç öneride bulunmuştu, onlar da işe yaramayınca Brian onun büyü yaparak yüzüğü çıkarmasını istemişti. Yine nazik bir şekilde reddedilmişti.

Uzaklardan, hanın diğer köşesinden Bayan Rogers Brian'a seslendi ve yanına gelmesini işaret etti. Brian içeri giren birkaç müşteriye doğru gidiyordu ki, gene ne yaptım acaba diye düşünerek mutfağa doğru ilerleyen Bayan Rogers' ın yanına gitti. Oradaki işlere yardım ederken mutfağın kapısından bakan bir çift mavi göz ve uzun kızılımsı sarı saçlar gördü. Kathleen içeriye şöyle bir göz attı. Sonra da ortadan kayboldu.

Brian işlerini bitirdiğinde saat gece yarısına yaklaşmaktaydı. Yorgunluktan bitmiş halde merdivenlerden çıkarak odasına doğru gitmeye başladı. Salonun önünden geçti, birkaç adım daha atmıştı ki, salonda kitap okuyan Kathleen'i fark etti. Ağır adımlarla salona girdi. Kız kitaptan başını kaldırıp Brian'ı gördü. Brian, Kathleen'in bir şey demesine fırsat bırakmadan konuşmaya başladı. "O Gerrard denen çocukla beraber olmanı hiç de doğru bulmuyorum." Bir an kendini Bayan Rogers'a benzetti. Kim oluyorum da doğru bulmuyorum. "Biliyorsun, o bir muggle. Seni anlamayacaktır. Ölene kadar sırlarını da saklayamazsın. Senin bir büyücü olduğunu öğrendiğinde nasıl davranacak dersin?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Çarş. Mayıs 11, 2011 8:39 pm

Kathleen tüm dikkatiyle sayfanın son cümlesini de okudu ve sayfayı çevirdi. Uyku tutmayan gecelerde edindiği bir alışkanlıktı kitap okumak. Bilhassa muggle yazarların kitaplarını seviyordu. Onların dünyaya ve olaylara bakış açısını daha cezbedici buluyordu. Salonda bulunan büyükçe, geniş minderli koltuk odasındakilerden çok daha konforlu olduğu için, Brianla karşılaşma pahasına salonda okumayı tercih ediyordu.

Merdivenden gelen ayak sesi gittikçe yükseldi. Kız kime ait olduğunu bildiğinden, başını hiç o yöne çevirmeden okumaya devam etti. Ama dikkati dağılmıştı. Salonun ucunda beliren genç adam ona yaklaştı. Adımlarını durdurmuş olması kızın bakışlarının ona dönmesine sebep olmuştu. Brian şaşkınlık verici bir hararetle ağzındaki baklayı çıkardı. Kız ona önce inanamadı. Çünkü o zamana kadar Gerrard ve Kathleen'in arkadaşlığını görmezden geliyordu. Onca zaman boyunca onlar hakkında tek bir laf etmemişti. En azından yüzüne karşı. Ve şimdi onaylamadığını mı söylüyordu? Bir süre meydan okuyan bakışlar fırlattılar.

"Yaptığın onca şeyden sonra karşıma geçmiş ahlak dersi mi veriyorsun?" Sesinin sinirden titremesini önlemek için kendini zorladı. Elindeki kitabı hızla kapattı. Saman sayfalar tok bir ses çıkardı."Ama bir konuda haklısın. Sırlar..." Tek kaşını kaldırdı. Brian'ın davranışlarındaki garip değişimi ima ediyordu ve onun bunu anladığından da adı gibi emindi. "Bir ömür sırlarla yaşanmaz. Zamanı geldiğinde öğrenecek." diye devam ederken yerinden kalkıp odasına yöneldi. Tam eşiğe geldiğinde ona döndü son kez. "Ne düşünürsen düşün, Trelawney, artık umursamıyorum." Onca lafın ardından bu sözler anlamını yitiriyordu elbette. Zaten Kathleen bunu daha çok kendine hatırlatmak için söylemişti.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Çarş. Mayıs 11, 2011 8:57 pm

"Yaptığım onca şeyden sonra mı?" Kızın tüm hararetine ve sinirli hareketlerine rağmen sakin kalmayı tercih ediyordu. Ona doğru yaklaşarak, " Ne yapmışım ki? Sırlarımı her zamanki gibi seninle paylaşırken, o... O olaydan sonra bana karşı soğuk davranan sendin. Sonunda kendimi geri çekmek zorunda kaldım." dedi. Sesi fazla çıkmıyordu. Aslında Kathleen ile tartışmak dahi istemiyordu ama bir şekilde anlaşmaları gerekiyordu ve onun o muggle çocukla olan ilişkileri konusunda ne düşünüyorsa söylemişti. Eninde sonunda o da anlayacaktı, bu devirde büyücülere hiç de iyi gözle bakılmıyordu ve Gerrard onun bir cadı olduğunu öğrendiğinde muhtemelen onu terk edecekti.

Senin üzülmeni istemiyorum
, diyemedi elbette. Onun yerine "Ben seni umursuyorum ama!" dedi. Bu kez sesini biraz yükseltmişti. Kızın söyleyeceği şeyleri merakla bekliyordu ama ne diyeceğini az çok kestirebiliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 12, 2011 6:54 pm


Genç adamın hiç de umursamayacağını düşünmüştü. Brian'ın şimdi geri adım atmadan ona karşı duruyor olması Kathleen'i şaşırmıştı doğrusu. Elini kapının tokmağından çekip, yüzünü tamamen ona döndü.

"Soğuk davrandım, öyle mi?" İnanamıyormuş gibi güldü. "Sebebi yalnızca o gece olanlar mıydı sanıyorsun?" Ona doğru bir adım attı. "Ne kadar değiştiğinin farkında değilsin sen, kendine bir bak! Elbette büyüyoruz ve hep aynı kalmamız imkansız. Ama bahsettiğim değişim byle birşey değil, Brian." Ağzından hızla dökülen kelimelerle birlikte sesinin de gittikçe yükseldiğini fark etti ve kendine çeki düzen verdi. Brian'ın gözleri kendininkilere kilitlenmişti. "Herşey seninle birlikte değişti." Senin yüzünden, demektı bu. Son bir kez durdu ve ardından daha da alçak sesle devam etti. "Ve beni umursuyorsan, Tanrı aşkına, hiç de belli etmiyorsun!"

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 12, 2011 11:45 pm

Kızın dedikleri onu fazla şaşırtmadı çünkü tam olarak ne demek istediğini anlıyordu. Yaklaşık üç senedir davranışları hiç de normal değildi. Sanki duyguları ona taşıyabileceğinden fazla yük veriyordu. Her büyük yağmurda taşan nehirler gibi anlık patlamalar yaşıyordu. Bunu fark edebiliyordu ama sebebi hakkında kesin bir fikri yoktu. Yüzük yüzünden dese ona inanmazdı. Aslında buna kendi bile inanmıyordu. Kendi davranışlarının yüzük yüzünden olduğu gibi bir bahaneden nefret ediyordu. Böyle bir şey olamazdı.

Kathleen'in sözleri onu olduğu yere kilitlemişti. Söyleyecekleri bittikten sonra bir süre bakıştılar ve Brian bir şeyler söylemek zorunda kaldı.

"Demek istediğini anlıyorum. Evet değiştim." dedi sakinliğini koruyarak. "Ama gerçekten davranışlarımı ben bile anlamıyorum. Yani..."

Bu sözleri nasıl tamamlayacaktı ki! Tamamen saçmalık. Gerçekten davranışlarımı ben bile anlamıyorum... Kendi davranışlarımı bile açıklayamıyorsam, kim açıklayacak? Bu durumu gerçekten anlamayacak ve bu konuda yapacağım hiçbir şey ve söyleyeceğim hiçbir söz yeterli olmayacak.

"Geceleri uyuyamıyorum, kabuslar görüyorum. Kötü şeyler, hem de hayal edebileceğinden de kötüler." dedi artık kendini daha fazla tutamayacaktı. Onu daha fazla sinirlendirip sinirlendirmek umrunda değildi. Sadece onu anlamalarını istiyordu. Sesini biraz daha yükselterek, "Kendimi lanetlenmiş gibi hissediyorum, mutlu olduğum anlar çok az. Az, çünkü lanet olası kafamın içinde birileri sürekli çığlıklar atıyor. Ne düşünürsen düşün, umrumda değil! Ben uyumaya gidiyorum!" Son sözlerini neredeyse herkesi yataklarından kaldıracak tonda söylemişti ama artık gerçekten umrunda değildi. Kızın yanından hızla geçti, odasına girdi ve kapısını sertçe çarptı. Gözünden akan bir damla yaş akarken, Kathleen'in bir şeyler mırıldanarak kendi odasına girdiğini duydu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Cuma Mayıs 13, 2011 7:11 pm

O konuşmasını sürdürürken, Kathleen tam üç kez araya girmek için ağzını açtı ama her seferinde beceriksizce susup, dinlemeye devam etti. Neden bunları anlatmak için bu kadar beklemişti ki? Neden böyle içine kapanık, asi ve mutsuz biri olmuştu? Neden araya ikisi tarafından da aşılamayacakmış gibi görünen bir duvar örülmüştü? Kathleen'in içini dolduran öfke ve kırgınlığın arasından acıma duygusu süzülüyordu. İşte gözlerinin ıslanmaya başlamasının sebebi buydu.

Gürleyerek sözlerini bitirdi ve neredeyse kızı yere yıkacak kadar şiddetle yürüyerek odasına girip kapıyı da kızın yüzüne kapattı. Kathleen artık iyiden iyiye ağlıyordu. Gidip yüzünü onun odasının kapısına yaklaştırdı ve onun duyabileceği bir sesle konuştu: "Bunları içinde tutup bir aptal gibi davrandığın için bugün bu haldeyiz. Tam bir aptalsın, Trelawney! Beni duydun mu? Herşeyi berbat eden bir aptal!" Bağırırken sesi titriyor, omuzları titriyordu. Kapının açılıp, Brian'ın karşısında belirmesinden kaçmak için çabucak odasına girdi ve az öncekinin yankısı gibi, kapısını çarptı.

Yatağının ucuna oturup hem ağlar hem de konuştukları şeyleri düşünürken kapının hemen dışında ayak sesleri duydu ve hemen ardından da kapısı tıklanmadan açıldı. Gelenin Brian olduğunu sandı. Ama yanılıyordu. Bu annesi, Maureen Rogers'tı.

"Bana hemen şimdi, burada neler döndüğünü açıklıyorsun. Sesiniz aşağı kadar geldi ve bu yaptığınızın..."

"Anne, lütfen..."

Kadın onu dinlemiyordu. Gerçekten de olanlara çok kızmıştı. Hakkı da vardı. "... ne kadar çirkin bir davranış olduğunu..."

"Anne! Gerçekten bunun sırası değil. Özür dilerim, tamam mı?. Yalnız bırak beni, lütfen." Ağlaması yüzünden sesi boğuklaşarak alçaldı ve sonunda sustu. Bayan Rogers onu öyle görünce uzun bir soluk verip, göğsünde kavuşturduğu ellerini çözdü. Kızgınlığı yerini merhamete bırakıyordu. Kızının yanına oturdu ama Kathleen sahiden de yalnız kalmak istiyordu. Annesi elini onun koluna koydu.

"Artık çocuk değilsiniz, Bu yüzden arabuluculuğunuzu yapmayacağım. Derdiniz ne ise, bunu konuşarak, kendi aranızda halletmelisiniz. Ve mümkünse kimseyi rahatsız etmeyecek tonda bir konuşma olsun." Saçına kondurduğu öpücüğün ardından usulca dışarı çıktı. Kathleen'i istediği gibi, onu yalnız bıraktı. Genç kız, uykusu gelip de yatağına yatıncaya kadar söylenerek, sızlanarak ağlamaya devam etti.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   C.tesi Mayıs 14, 2011 7:15 pm

Kapıyı çarpıp büyü ile kilitledikten sonra Kathleen'in sesini duydu. "Bunları içinde tutup bir aptal gibi davrandığın için bugün bu haldeyiz. Tam bir aptalsın, Trelawney! Beni duydun mu? Her şeyi berbat eden bir aptal!"

"Evet, aptalım. Sana bazı şeyleri söylemediğim için..."
diye mırıldandı kendi kendine. Uykusuzluktan şişmiş gözlerini ovuşturdu ve pencereden dışarı baktı. Karanlık gökyüzünde tek bir yıldız bile yoktu. Hava boğucu ve kasvetliydi. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. Uyukuya dalabilirim umuduyla üzerini değiştirip yatağına uzandı. Gözleri hemen kapandı ama Kathleen'in sözleri kafasının içinde yankılanıyordu. Keşke söyleyebilseydim... Yapamazdım işte...

Brian'ın irkilmesine sebep olan tok bir ses geldi kapıdan, sonra da biri konuştu. "Brian, içeri geliyorum. Konuşmamız gerek." Bir sessizlik oldu, ardından dışarıdaki kişinin "Alohomora" dediğini duydu. Brian kilitleme büyüsünü yaptığı için kendini daha iyi hissediyordu. Bir de Bayan Rogers'ın laflarını çekemezdi. Yeterince kötü durumdaydı. "Yarın konuşuruz o halde!" Ses tonundan oldukça sinirli olduğu anlaşılıyordu ama Brian onu umursamadı. Yatağında sessizce yatmaya devam ederken, merdivenlerdeki ayak sesleri gittikçe azaldı ve sonunda kayboldu. Brian tekrar gözlerini kapadı.

Bir süre sonra aklındaki her şey silinmişti. Uzun ve dar bir sokağın sonundaki küçük, kırmızı bir ışığa doğru yürüyordu. Yürüdükçe kırmızı ışığa doğru yaklaşıyordu. Sonunda onun bir adamın elindeki küçük bir nesneden geldiğini gördü. Küçük kırmızı parıltı dışında etraf çok karanlıktı. Sonra güneş ışığı kadar parlak bir ışık belirdi tam üstünde ve bu kez Hayley'in cansız bedeni tam bir adım ilersindeydi. Gözleri korkutucu bir biçimde açıktı ve hareketsiz yatıyordu. Görüntü tekrar karardı. Brian ter içinde kalmış halde, tüm vücudu kasılarak uyandı.

Yatağında doğruldu. Soluk soluğaydı. Etrafa bakındı, ama karanlıktan başka bir şey yoktu. "Lumos" dedi titreyen sesiyle, ejderha biçimli yüzüğün yaydığı yeşil ışık sayesinde masasının üzerinde duran vazoyu ve dağınık birkaç kitabı görebiliyordu. Küçük vazonun yanındaki sihirli kum saatine baktı, gün doğmak üzereydi. Yüzüğün yaydığı ışıkla etrafını taradı, sanki odasında birilerini görmeyi bekliyordu ama kimseler yoktu. Hayley'i görmem gerekiyor.

Pencereden atladı, yere düşmeden hemen önce bedeni, küçük ve kanatlı bir bedene dönüştü. Kahverengi kanatlarını açabildiği kadar açıp tüm gücüyle uçtu. Ufukta belirmeye başlayan güneşin güçlü sarı ışığı gözlerini acıtırken Hayley''in iyi olduğuna kendini ikna etmeye çalıştı. Sonunda rüyasında gördüğü o dar sokağa vardı. Hemen yere konup tekrar insan haline döndü. Çok ihtiyatsız davranıyordu ama kendine hakim olacak durumda değildi.

"Hayley!" diye bağırdı çılgıncasına, "Hayleeeeeey!". Dışı sarı boyalı ve tek katlı evin kapısının önüne geldiğinde kendine hakim olamayarak kapıyı yumruklamaya başladı. Tam o anda içeriden tüyleri ürperten tiz bir çığlık geldi. Elinde olmadan büyüyle kapıyı açmaya çalıştı. Kapı açılmayınca ani bir hareketle geri çekilerek "Bombarda!" diye bağırdı. Bir patlama sesinin ardından, kapı parçaları etrafa uçuştu. Tüm bedeni korkuyla gerilmiş olarak içeri adımını attı, sağındaki ilk oda boştu, hızla ikinci odaya girdiğinde bedeni kaskatı kesildi. Hayley'in annesi kızının yatağının başında, ona sarılmış feryat ediyordu. Brian yürümekte zorlanarak yatağın yanına yaklaştı, gördüğü manzara kafasından hiç çıkmamak üzere hafızasına kazındı.. Hiçbir kan izi, darp izi yoktu. Sadece yüzündeki korku dolu ifade...

Koşarak evden çıktı. Gözündeki yaşları silmeye bile tenezzül etmeden sadece koştu. Nereye gideceği ya da bundan sonra ne olacağı umrunda değildi. Hiçbir şeyin anlamı kalmamıştı artık. Keşke ölsem diye düşündü. Bunların hiç birini yaşamak zorunda kalmazdım...

Tüm kasları artık onu taşıyamayacak düzeye geldiğinde ve nefesi kesildiğinde kendini yere attı. Islak çimen kokusu burnuna vurdu ve etrafta birkaç ağaç vardı. Bir de şarkırdayan nehrin sesi. Hayley ile zamanlarının çoğunu konuşarak geçirdiği yerdi burası. Ayakları istemeden de olsa onu buraya getirmişti. Hiçbir şey yapmak istemiyordu. Soğuk havanın etkisi ile üşüyen bedenini kıpırdatmadı. Nehrin sesini dinlereyek, hiç kıpırdamadan saatlerce yattı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Ptsi Mayıs 16, 2011 8:23 pm


Kathleen saatlerce ağlamaktan dolayı şişmiş gözlerini zorlukla araladığında şaşırdı. Vakit neredeyse öğle olacaktı. Keyifsizce yerinden kalkıp, aşağı inmek üzere üzerini değiştirirken dün gece yaşananları düşünüyordu. Yanaklarının kızarmasına sebep olacak kadar güzel bir akşamın ardından yaşadığı tatsız tartışma yüzünden tüğm keyfi nasıl da kaçmıştı.

Odasından çıktığında gözlerini tam karşısındaki kapıdan kaçırarak doğruca merdivenlere yöneldi. Sanki Brian onu içeriden gözetliyormuş gibi rahatsız hissetti. Salona indiğinde her zamanki manzarayla karşılaştı. Kahvaltı sonrasında tenhalaşmış salon, çoktan öğle yemeği için hazırlıklara başlamış kalabalık bir mutfak, salonun bir ucunda burun buruna vermiş sohbet eden Rogers çifti. Kathleen doğruca mutfağa girdi. Mutfak görevlsi Martha, ona kahvaltısını getirirken yüzünde tuhaf bir ifade vardı. Ayrıca diğer zamanların aksine sessizdi, ki bu oldukça şaşırtıcıydı. Önündekileri bitirdikten sonra bir teşekkür mırıldanarak çıktı.

Masadaki yerinden kalkmış ona doğru yürürken Bay Rogers oldukça endişeli görünüyordu. "Kathleen konuşmamız gerek, tatlım." Yumuşak sözlerine rağmen sesindeki kararlılık hiçbir itirazı kabul etmeyeceğini anlatıyordu. Bir de yüzündeki o ifade...

Kathleen'in adımları babasınınkileri takip etti. Annesi de hemen arkalarındaydı. Kathleen sorunun ne olduğunu çok iyi biliyordu. Dün gece kopardıkları şamata yüzündendi. Muhtemelen şimdi yukarı çıkıp Brian'ı da alacaklar ve bu sorunu kökten halletmek için onları yüz yüze getireceklerdi. Aslında bu onları hiç mi hiç ilgilendirmezdi. Eğer olayları en başından anlatmalarını isterlerse, ikisinin de pek hoşlanmayacağı bazı şeyler... Hayır, bu onları gerçekten ilgilendirmezdi.

Kendilerine ait olan katta, odaların açıldığı küçük salonun ortasındaki yüksek arkalıklı sandalyelere dizildiler. Kathleen herşey başlamadan önce savunmasını yapıp paçasını kurtarmak istiyordu. "Dün gece olanlar yalnızca benim suçum olmasa da, ikinizden de özür di..." Annesi araya girince lafını yarıda kesmek zorunda kaldı.

"Kathleen, konuşmak istediğimiz şey bu değildi." Bir an hemen yanı başında oturan eşiyle bakıştı ve ardından yeniden kızına döndü. Kathleen olanları anlamıyordu. Birşeyler döndüğü kesindi ve bu ikisi biraz daha böyle gizemli davranmaya devam ederse meraktan ölecekti. Soran gözlerle onlara baktı. Neyse ki babası daha fazla bekletmeden meseleyi dile getirdi.

"Brian'ın arkadaşı Hayley'i tanıyorsun." Ah, elbette tanıyordu. Nasıl unutabilirdi ki? Hayley, onun yerini alan kişiydi. Başını evet anlamında salladı. "O... Dün gece... esrarengiz bir şekilde öldürülmüş."

Kathleen duydukları karşısında afalladı. Kızdan hoşlanmasa da bir an nefes almakta zorlandığını hissetti. Gözlerinin önünde canlananlar feciydi. Konuşmak, sormak istiyordu ama ağzını açamadı. Bir an sonra herşey netleşti. Babası onun ellerini kendi ellerinin arasına aldı. Zorlukla asıl sormak istediği şeyi sordu "Brian biliyor mu?"

Annesi hemen yanıtladı: "Odasında yok." Bu herşeyi anlatıyordu.

Kathleen şoku üzerinden atar atmaz yerinden fırladı. Odasından pelerinini kapıp, anne ve babasının yanından hızla geçerek merdivenlere yöneldi. Arkasından birşeyler söylediklerini duyar gibi oldu. Ne olduğunu anlamasa da onlara istedikleri cevabı verdi seslenerek: "Onu getireceğim!"

Hızlı adımlarla doğruca oraya gitti; nehire bakan o tepeye. Nahoş bir bilgi, ama biliyordu işte. Hayley ve Brian orayı severdi. Böyle düşünmek zorunda olmak acı vericiydi. Kız daha çok gençti. Bunu kim, neden yapmıştı ona ? Biraz sonra, tepeye ulaştığında Brian'ın gerçekten de orada olduğunu görmek rahatlatıcıydı. Çılgınca birşey yapmadığını bilse daha da rahatlardı. Yerde, dizlerini iyice kendine çekmiş ve kollarını da dizlerinin etrafında birleştirmiş şekilde oturuyordu. Manzarayı izliyor gibiydi. Yavaşça yaklaştı ona. Bir anlık tereddütten sonra yanına oturdu. Genç adam yavaşça başını çevirip ona baktı gözlerini kısarak. Sanki... onu tanımıyormuş gibiydi. Kız uzun süre boyunca hiçbirşey söylemeden yanında oturdu ve aynı manzaraya gözlerini dikti. Bir zamanlar burada Hayley ve o... Bu çok rahatsız bir düşünceydi ve içini burkuyordu. Hala o ve Brian için üzülebiliyordu.

Orada öyle saatlerce bile oturmuş olabilirlerdi, Kathleen emin değildi. Sonunda ona döndü ve elini tuttu. "Hadi... Artık evimize gidelim." Nedense bunu söylerken gözlerinden yaşlar süzülmüş ve yanaklarını ıslatmıştı. Brian onu duymamış gibiydi. Sonsuza kadar sürecekmiş gibi görünen bir sessizliğe bürünmüştü, bakışları donuktu. "Acını paylaştığıma inanmalısın. Bu kez...yanında olacağım. Söz veriyorum. Ama şimdi gitmeliyiz, burda kalmak sana iyi gelmeyecek." Başını ona doğru eğdi. Bir taştan farksız gibi görünen Brian'ın en ufak tepkisi için can atıyordu adeta.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Salı Mayıs 17, 2011 12:37 am

Gerçekten de sevildiğini hissedebildiği, ait olduğunu düşündüğü sokaklardan bile daha fazla istediği aile ortamını Rogers'larda bulmuştu. Zamanla hepsi kaybolup gitmiş, bu nehrin üzerinde yüzmekte olan dal parçaları gibi gözden kaybolmuşlardı. Şimdi ise burada, yalnız başına nehrin sesini dinleyip tüm yaşadıklarını gözünden geçiriyordu. Artık bu sefil hayata bir son vermeliyim diye düşündü. Hayley'i de kaybettiğine göre, burada kalması için iyi bir sebebi yoktu. Kendi yolunu çizecekti. Bunun için yapması gereken ilk şey ise belliydi. Onu bulmalıyım...

Düşüncelerinden bir bıçak gibi kesen, arkasındaki çimenlerin ezilmesinden dolayı çıkan ses oldu. Birden arkasını dönüp bakmak gibi feci bir istek duydu içinde ve anında kayboldu. Gelenin kim olduğunu tahmin etmek gibi bir çaba içerisine de girmedi; kim olursa olsun, umrunda değildi. Brian yanına gelip oturan kişiye, dönüp baktı. Kathleen'in güzel gözlerine baktı ve anında başını çevirip tekrar önüne bakmaya başladı. Gözlerindeki yaşları ve kızarıklığı görmesini istemiyordu. Ayrıca onunla yaşadıkları ve geldikleri noktayı düşünmek çok acı veriyordu.

Kızın yanında oturduğunu bile unuttuğı bir anda onun sıcak elini elinde hissetmek bir an irkilmesine sebep oldu. Brian tekrar ona bakıp, hiçbir şey olmamış gibi, tepkisiz kalarak önünedeki manzaraya bakmaya devam etti. Sonunda kız konuşmaya başladı, sesi titrekti; gerçekten üzgündü. "Hadi... Artık evimize gidelim." Evimiz... Evim diyebileceği bir yer hatırlamıyordu. "Acını paylaştığıma inanmalısın. Bu kez... yanında olacağım. Söz veriyorum. Ama şimdi gitmeliyiz, burada kalmak sana iyi gelmeyecek."

Kızın sözleri uzaktan, sanki başka bir diyardan geliyormuş gibiydi. Kulağında yankılanan sözlerin bir kısmını duyuyor ama algılayamıyor gibiydi. Etrafındaki boşluk hissi her zamankinden fazlaydı.

"Onu öldürdü." diyebildi dudaklarını bile kıpırdatmadan, Kathleen'in duyabildiğinden emin değildi. Duyurmak için de kendini zorlamıyordu, daha çok kendi kafasının içindeki seslere yanıt veriyor gibiydi. "Onu öldürdü... Eğer ben..."

Kathleen'in mırıldandığını duydu. Brian bunu duyduğunda sanki başka bir rüyadan uyanmış gibi irkildi ve ani bir hareketle ayağa kalktı. Kathleen'in yüzüne bakarak ondan birkaç adım uzaklaştı. "Söz veriyorsun, öyle mi? Acımı paylaşıyorsun... Acımı paylaştığın falan yok! Beni anlamıyorsun bile! Yanımda olmana da ihtiyacım yok! Kimseye ihtiyacım yok! BENİ RAHAT BIRAK!" Öfkeden titriyordu. Kendini geriye çekiyordu, çünkü gerçekten ona zarar verebileceğinden korkuyordu. Ondan iyice uzaklaştıktan sonra kalan son gücüyle birkaç adım atıp havaya sıçradı ve bedeni küçülüp bir kuş şeklini aldı. Havada süzülüyordu yine...

Tek istediği yalnız kalmaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Salı Mayıs 17, 2011 5:55 pm


Bir çift mavi göz ona nefretle kararmış bakışlar atar, duymaktan korktuğu sözler bir bir ona savrulurken Kathleen dizlerinin titrediğini hissetti. Ona, bu sözlerinde yanıldığını söylemek isteğiyle tutuşuyordu ama ağzını açamadı. Birbirine sımsıkı bastırdığı dudaklarının ardında sessizce inleyerek ağlıyor, başını iki yana sallıyordu. Normalde Brian'ın acısından dolayı böyle şuursuzca konuştuğunu düşünürdü ama artık biliyordu. Derinlere bir yerlerde Brian'ın bu sözlerinin her birinde ciddi olduğunu biliyordu. Bu yüzden, o şekil değiştirip, yükselerek gözden kaybolurken Kathleen dizlerinin üzerine yığılmıştı. Onu tamamen kaybettiğini biliyordu. Her anlamda...

Londra'nın işlek sokaklarından, arı gibi çalışan insanların arasından bir gölge gibi yürüyüp geçti, fark edilmeden, fark etmeden. Öyle bitkindi, öyle kötü hissediyordu ki birinin ona seslendiğini duymadı bile. Sonunda bir el uzanıp omzuna dokunduğunda, hoş bir ses kulaklarında cıvıldadığında başını çevirip baktı. Bu Gerrard'dı.

"Kathleen! Defalarca seslendim ama..." Kızın donuk bakışlarıyla karşılaştığında o hoş gülümsemesi soldu. Elini yüzüne götürdü. "Neyin var senin?"

Kathleen uzun uzun baktı ona ve ardından başını iki yana salladı ve "Birşeyim yok." dedi. "Yalnızca biraz canım sıkkın." Derin derin soludu. Onu görünce bir an Brian'ın ikisi hakkında söylediklerini anımsamıştı. Ancak şimdi Gerrard'ın gerçeği öğrendiğinde -öğrenirse- ne tepki verebileceğini hesaplamanın sırası değildi. Ona gülümseyerek endişesini dağıtmaya çalıştı. "Şimdi eve gitmeliyim."

"Sana eşlik edeyim." diyerek kolunu Kathleen'e uzattı.

"Gerek yok. Teşekkür ederim, Gerrard." diyerek ondan uzaklaştı ve yoluna devam etmek üzere arkasını döndü. Bir anda ne kadar kaba davrandığını fark ederek son bir kez arkasını döndü, gülümseyerek halen arkasından bakmakta olan genç adama hafifçe el salladı. "Haftasonu görüşürüz." dedi.

Hana girer girmez Bayan Rogers mutfaktaki işini bırakıp dışarı fırladı ve kızını bir kenara çekip sessizce konuştu. "Lütfen bana onu bulamadığını söyleme." Brian'ın öz annesi olsa ancak bu kadar endişelenebilirdi herhalde.

"Hayır, buldum." dedi kız dümdüz bir sesle. "Korkmanı gerektirecek birşey yok anne. Yalnızca acısı yüzünden çok kötü hissediyor ve yalnız kalmak istiyor. Ona biraz zaman tanımalısınız." Bunları söyler söylemez, takındığı o metanetli, güçlü tavır yok oldu ve gözleri yeniden kızarmaya başladı. "O lanet olası huysuz, gerçekten de yalnız kalmak istiyor!" diye söylenerek hızla odasına çıktı.


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 19, 2011 1:56 am

Kathleen'den uzaklaşıp onu arkasında bırakırken bu histen hiç hoşlanmamıştı. Sanki gerçekten her şeyi geride bırakmış ve bir daha asla geri dönemeyecekmiş gibi hissetmişti. Sonraki saatler boyunca oturduğu ağacın gölgesinde yalnızlığı ile boğuşurken, gökteki yıldızlara baktı. Keşke onlar kadar uzak olabilseydi bu dünyadan, keşke bunların hiçbirini yaşamasaydı.

Soğuk bir rüzgar esti. Bu tüylerini diken diken etti. Üşüdüğünden değil; sadece olan biten her şeyden sonra burada oturmuş tüm zamanını boş boş düşünerek harcadığı için kendine kızıyordu. Kararını verip oturduğu yerden kalktı ve küçük bedenine bürünüp uçmaya başladı.

Hanın giriş kapısını kullanmadan penceresinden odasına girdi. Duvardaki küçük gaz lambalarını yaktıktan sonra etrafa bir bakındı. Yatağının altına eğilip küçük, deriden yapılma siyah bir çanta çıkarttı. Gidip dolabını açtı, birkaç giyecek aldı ve çantanın içine tıktı. Aynı şekilde yatağının yanındaki masasının üzerindekileri üstün körü çantaya attıktan sonra onu yerinden zıplatan bir şey oldu.

Odasının kapısı açıldı. Sessizce açılmıştı ama yaptığı işe konsantre olduğundan bir an donup kalmasına sebep oldu. Kathleen kapıyı aralayıp, içeriye çekingen bir bakış attı.

Elindeki çantayı gizlemeye gerek duymadan gözlerini ona dikip, "Kapıyı çalmayı unuttun sanırım!" dedi sesini fazla yükseltmeden, diğerlerini uyandırmak istemiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 19, 2011 6:46 pm


Nehir kıyısındaki o tepeden hana döndükten sonra bütün gününü odasında geçirmişti. Hiç keyfi yoktu. Birkaç kez onunla konuşmaya gelen annesi ve babasını geri çevirdi. Ne kimseyi görmek, konuşmak, ne de birşeyler yemek istiyordu. Ama artık ağlamıyordu da. Dingin bir sessizlik vardı yalnızca. Düşünüyordu. Herşeyi, olan ve bundan sonra olabilecek herşeyi düşünüyordu. Ve bu onu çıldırtabilirdi.

Gecenin ilk saatlerinde, onu teslim almasına izin vermediği uykuyla gözleri ağırlaşırken derinden gelen zayıf sesler duydu. Emin olamadan yerinden fırladı ve yatakta otururken biraz daha dinledi. Gerçekten de karşı odadan geliyordu. Apar topar odadan çıkıp Brian'ın odasına daldı. Onun bir kez daha elinden kurtulmasına müsaade edemezdi.

Kapıyı hızla aralayıp içeriye şöyle bir göz attığında olduğu yerde donup kalmasına sebep oldu gördükleri. Brian cidden çantasını topluyordu. Tam da korktuğu gibi, terk mi ediyordu? Genç adam ona "Kapıyı çalmayı unuttun sanırım!" dedi soğuk soğuk. Kathleen odaya girip kapıyı da arkasından kapattı. Dalgın hareket ediyordu ve gözleri yatağın üzerindeki çantaya takılı kalmıştı. Sonunda bakışlarını Brian'a kaldırabildi.

"Gerçekten gidiyor olamazsın!" Sesi kırgın çıkmıştı ama umrunda değildi. Gördüğü şeyin bir yanılsama olmasını diliyordu. Usulca ona yaklaşıp elindeki birkaç parça kıyafeti alıp yatağın üzerine, çantanın uzağında bir yere bıraktı. Ama gözlerini ondan hiç ayırmamıştı. Kathleen herşeye rağmen hala aralarını düzeltebileceğine dair umut besliyordu. En büyük suçun Brian'da olduğunu düşünmesine rağmen... "Yapma, lütfen. Bunu atlatabilecek kadar güçlüsün. Kaçmak hiçbir işe yaramayac..." Sesi giderek kısıldı ve soldu. Çünkü Brian, asa niyetine kullandığı yüzüklü parmağını ona doğrultmuştu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Brian Harris Trelawney
Kehanet Profesörü
Kehanet Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 29
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 18/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus;Şahin/ Görücü
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
38/100  (38/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 19, 2011 7:56 pm

Kathleen'in bir anda odaya dalmasına alışık değildi. Duvardaki lambalar sayesinde kızın yüzünü net olarak görebilen Brian, gözlerinin hala hafiften şiş olduğunu gördü. Biraz da olsa içi burkuldu ama bu hiçbir şeyi değiştirmezdi.

"Gerçekten gidiyor olamazsın!" Kız ona yavaşça yaklaşıp birkaç kıyafeti elinden aldı ve yatağa, çantanın biraz uzağına attı. Brian hiç tepki vermeden sadece onu izlemeye devam etti. Kızın gözlerindeki hayal kırıklığını görmek istemediğinden bir süre sonra gözlerine bakmayı redderek başka bir yere baktı. Kız konuşmayı sürdürdü. "Yapma, lütfen. Bunu atlatabilecek kadar güçlüsün. Kaçmak hiçbir işe yaramayac..."

Kızın konuşması yarıda kesildi çünkü Brian yine geriye çekilerek yüzüğü ona doğrulttu. Bir kez daha ağlayıp sızlanmasına izin veremezdi. Bir kez daha bağrışmalar içinde herkesin uyanmasına ve onun gidişine engel olabilicek bir şey yapmalarına izin veremezdi. Bu kez olmaz diye düşündü ve kızın şaşkın bakışları altında, onun bir kelime dahi söylemesine izin vermeden "Petrificus Totalus." dedi fısıltıya benzeyen bir sesle. Kız geriye doğru düşmeden önce onu belinden yakalayıp kucağına aldı ve yatağına yatırdı. "Üzgünüm, gerçekten çok üzgünüm. Biliyorum, bu sözler yetersiz kalacak ve benden nefret edeceksin. Belki de bir daha asla beni görmeyeceksin." Kızın ifadesiz yüzünde ay gibi ışıldayan gözleri yaşla dolmuştu. Brian parmaklarıyla onun narin yüzündeki yaşları sildi. "Elveda..."

Kızın baş ucundan kalktı yatağın diğer tarafındaki çantasını ve giysi dolabına dayalı süpürgesini aldı. Çantayı süpürgenin arka tarafına büyüyle taktı ve süpürgeye binip hafifçe havalandı. Başka tek bir kelime daha etmeden odanın penceresinden hızla uçtu. Zaten gözlerinin yaşarmasına yetecek kadar olay yaşamıştı ama yüzüne vuran soğuk hava dalgası bunun açığa çıkmasına ve gözlerindeki yaşların tamamen boşalmasına sebep oldu.Şimdi gerçekten ağlıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kathleen Rogers
Snowflake Hanı Sahibesi
Snowflake Hanı Sahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 30
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Yarı veela
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 19, 2011 9:08 pm

Brian'ın yüzüğündeki bir çift zümrüt yeşil gözün parlayışıyla etkisiz hale geldi. Büyüye gerek yoktu aslında. Hayatında en çok değer verdiği üç kişiden biri olan genç adamın parmağını ona doğrultmuş olması bile başlı başına hareketsiz kalmasına yetmişti. Aslında Kathleen tüm o duygusuz bakışların ve beklenmedik davranışların ardından kızı yere yığılmaktan kurtarmasına bile şaşmıştı. Ve ardından gelen o sözleri... Onu ömrünün sonuna kadar göremeyecek olmak kabus gibi birşey olmalıydı. Konuşmasalar da onu görmeyi, varlığını hissetmeyi seviyordu. Ona öylesine alışmıştı ki. Hiç sahip olamadığı kardeşini, ilk ve tek dostunu, ilk hayalkırıklığını, Brian'ını kaybetmişti.

Gözlerinden iki yana süzülen yaşlar başının altındaki yastığı sırılsıklam etti. Orada öyle ne kadar kaldığını tam olarak bilmese de hala gece olduğunu biliyordu. Artık iyice kendinden geçip bitkin düştüğü hatta neredeyse uykuya dalacağı bir sırada anne ve babası kapıyı tıklayıp, Brian'ı görebilme düşüncesiyle içeri girdiler ve kızlarını öyle görünce ufak bir patırtı kopardılar. Bay Rogers onun üzerindeki büyüyü kaldırdı ve yattığı yerden doğrulmasına yardım edip başını kendi göğsüne yasladı, saçlarını okşadı. Hiçbir şey sormamaşlardı. Sorulacak her soru, söylenecek her söz durumu daha da kötüleştirebilirdi. Odanın vaziyeti yeterince anlatıyordu olan biteni. Kapakları açık kalmış boş dolap, üzeri boşalmış masa, ağlamaktan bitkin düşmüş Kathleen.

Sessizlik içinde kızlarını teselli ederken, odada yalnızca solukları ve Kathleen'in sessiz iç çekişleri duyulabiliyordu. Şüphesiz, Rogers çifti de Brian'ın gidişinden oldukça etkilenecekti -onu oğulları gibi sevmiş ve benimsemişlerdi- ama Kathleen kadar çok değil... Kız bunu hiç unutmayacak, hayatı artık düşündüğünden daha farklı olacaktı.

-RP SONU-

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reginald Weisberg
Lord Jules Müdürü & Büyü Bilimi Profesörü
Lord Jules Müdürü & Büyü Bilimi Profesörü
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 87
Yaş : 23
En Belirgin Özellik : Otorite, mantalite
Kan Durumu : Safkan
Gerçek Ad : Emre
Kayıt tarihi : 13/07/10

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Wandless, Zihnebendar
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
50/100  (50/100)

MesajKonu: Geri: Değişim   Perş. Mayıs 19, 2011 9:30 pm

Başlık kilitlenmiştir...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Değişim   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Değişim
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: LONDRA :: Snowflake Hanı-
Buraya geçin: