Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 Ishamael Therin Harel

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ishamael Therin Harel
Bakanlık Müsteşarı
Bakanlık Müsteşarı
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 5
En Belirgin Özellik : Kuralcı
Kan Durumu : Safkan
Kayıt tarihi : 19/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Animagus(Baykuş)
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
39/100  (39/100)

MesajKonu: Ishamael Therin Harel   C.tesi Mart 19, 2011 7:46 pm

Ad - Soyad: Ishamael Therin Harel
Örnek RP:

Kuru kalabalıktı, her zamanki gibi. Sihir Bakanlığının en kalabalık noktası her zamanki gibi alçak fısıltıların bir bütün olarak oluşturduğu gürültüyle doluydu; kimisinin kaba bağırtıları ardında yatan öfkesiyle, kimisinin de kibar ezgilerle sözcüklere döktüğü nacizhane efendiliğiyle. Kimisi hararetle yanındakilere bir şeyler anlatırken, kimisi de aceleyle çalıştığı bölüme bir şeyler götürmeye çabalıyordu "Afedersiniz..afedersiniz, a afedersiniz." Sürekli bir kibarlık, zorunlu bir kibarlık. Kimse önünde öylece durmuş zengin kıyafetlerinin içinde, kırlaşmış ve hatta zaman zaman dökülmüş saçlara sahip şişman bir adamdan özür dilemezdi. Peki ya önünde duran şişman yaşlı bir adam değil de koca koca parçalarsa ne olurdu? Ona küfür edebilir miydiler, onu canlı yerine mi koyarlardı? Asasını çıkartıp tehditler mi savururdu, yoksa çaresiz yüzündeki haykırmaya hazır o ifade ile medet mi umardılar. Göz gözü görmezken, ölüm tam da yanıbaşındeyken... O tatlı çığlığını dahi atamadan ruhunun göklere yükseldiğini düşünmek bile acıydı ama bu bir süredir kimselerin aklında değildi. Kimse ölümün daha fazla yaklaşabileceğine ihtimal vermiyordu, tedbir yoktu. Tedbir yoktu ama güç vardı! Ve o güç tedbir sağlayan değildi, tedbire engel olandaydı. Nitekim şu anda da böyleydi; güç onu en çok arzulayanın, en çok hakedenin yanındaydı.
"Şu anda birinizin üstüne atlayıversem, evet büyük bir gürültüyle atlayıversem, kaçınız korkmazdınız?" dedi sürmekte olan sohbeti alakasız bir biçimde keserek. Yüzünün genç hatları gerilmiş, gamzelerini sergilercesine gülümseyen Issachar yanındaki zengin kodamanlara bakıyordu. Bu yaşlı adamların onun gibi genç birisinin yanında olması çok da olağan değildi, tabi o bu mevkiide olmasaydı. Etrafındaki adamlar şaşkınlıklarını gizlemek adına içten gelmeyen, tamamen zorla olan kahkahalarını patlattılar. Kırışmış hatları onlar her güldüklerinde gözlerine kadar yüzlerini yok ediyor, alınlarındaki o geniş çizgiler Arityum'un çevresindeki ışıklandırmalardan dolayı daha da belirginleşiyordu. Kısa bir süre sonra sohbetlerine devam ettiler, Issachar gülümseyip bekledi. Gerçekten aptal olduklarını düşündü, aptalların yaşaması ise onun için bir hayalkırıklığıydı.

Gözleri üst katlara çevrildi, kendini sohbetten soyutlamıştı bir nebze ki yanındaki yaşlı budalaların da pek rahatsız oldukları söylenemezdi. "İlk parça.." dedi zihninde "..sükunet. Ve ikinci parça, gizlilik." Gözleri holü süzüyordu, bir kısmını başkalarından ayırabiliyordu; herkes değil, bir kısmı ayrılabiliyordu. "Son parça.." Büyük bir çatırtı sesi duyuldu, büyük bir patlama ve cam parçaları birbirlerine çarpa çarpa yere inmeye başladılar. Kalabalığın tam üstüne, geniş holün her bir yanına, her bir noktasına. "Eşsiz melodi." dedi yüksek bir sesle ve olduğu yerden bir hışımla, öyle bir kudretle doğruldu ki saçsız başlarını akan cam yağmurundan korumakla mükellef adamlar bile onun bu doğruluşundan nasiplerini alarak yere yıkıldılar. Önünde korkuyla serilmiş, neredeyse biat edecek dört yaşlı kodaman duruyordu. Şişman bedenlerini çiğneyip geçti ve ezgisel tonlarla inen cam parçalarının onların yüzlerine batmasını daha görmeden ilerlemeye devam etti. Parlak pelerinini sıyırdıktan sonra asasını cübbesinden hemen çıkarttı ve ekibin diğer kısmının da henüz başlamış olduğu gibi çıkışları kapatmaya başladı.
"Bombarda Maxima!"
Arityum'un eski yapılı kapılarının hemen üstü, o karanlık mozaiklerle süslenmiş mermerler teker teker yıkılıyordu ve kemer biçimindeki kapıların önlerini tıkıyordu. "Artık özür dileyemezsiniz." dedi ve kararlı adımlarla yüzündeki sert ifadesini gizlemeyerek öteki çıkışlara yöneldi. Önünde duran her bir zavallıyı itip kakıyor ya da ürkütücü bakışlarıyla onların kendi rızalarıyla kenara çekilmelerini sağlıyordu. Gümüş uçlu asasının önündeki herkes birkaç adım geriye gitmeye çabalıyor ancak kalabalığın da etkisiyle bir ayağa dolanıp tökezleyerek gerisin geri düşüyordu. Gülecek vakit yoktu, bütün çıkışların kapatılması gerekiyordu. Her ayağını bastığında çıkan cam kırığı seslerinin çatırtısı sinirini bozmuş olsa da o adımlarını yavaşlatmıyordu. Pelerini dalgalanırken koşan ayaklarının duraksadığı her giriş yavaş yavaş döküntüye dönüşüyordu. Parlak mermerler, mozaik yapılar, mimari eserler; burası Sihir Bakanlığıydı! Burası İngiliz büyücülerin en çok güvendikleri noktaydı. O koşarken sol kolunda mavi bir ışık parıldadı, bu belli başlı kelimelerin söylendiği sırada ya da düşünüldüğü anlarda ortaya çıkan bir tılsımın işaretiydi. Issachar'ın aynı zamanda sırtını boydan boya kaplayan, sol bileğindeki Davut Yıldızı parıldamıştı. Mavi bir rengi vardı ve İsrailoğullarını temsil ederdi zira Issachar yaşantısı ve doğduğu coğrafya itibariyle İsrailoğlu sayılırdı ki bu duruma da son derece bağlıydı. Kolunu cübbesinin içine sıkıştırıp koşmaya devam etti "Bombarda Maxima!" Tekrar ve tekrar! Bağırtılar artık onun için alışılagelmişti, birkaç dakika içinde duyduğu kadar çığlık onun alışmasına yetmiş, hatta artmıştı.

Şimdi de özür dilesinlerdi, tek duyusu olmayan bu mermer yapılardan, renk renk döşenmiş mozaik taşlardan özür dilesinlerdi! Şimdi geçmek için izin istesinlerdi, artık çok geçti! Ayaklarına batan camlardan mı yoksa başlarına ne geldiğini dahi bilmediklerinden akıllarına gelen komplo teorilerinden mi korkmalıydılar, ya da en kötüsüne hala rastlamadıkları için mi sevinmeliydiler? Birkaç cam parçasının bedenlere saplanmasından başka kimsenin zahiatı yok gibiydi, Issachar acımasız gülümsemesiyle bunun umrunda olmadığını da belirtti. Öteki arkadaşlarına baktı, göz temasını kurduktan sonra gözünü daha da yükseğe çevirdi; daha da yükseğine ve karanlığı gördü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Neuvic
Lord Jules & III. Sınıf
Lord Jules & III. Sınıf
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 104
Yaş : 29
En Belirgin Özellik : Kinci
Kan Durumu : Bulanık
Gerçek Ad : Kerim
Kayıt tarihi : 13/10/10

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
50/100  (50/100)

MesajKonu: Geri: Ishamael Therin Harel   C.tesi Mart 19, 2011 10:31 pm

Anlatım (Akıcılık, betimleme, vs.): 20/25
İmla: 12/15
Görünüm: 7/10


Büyücü Gücü: 39/50 Puan

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ishamael Therin Harel
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: RPG MERKEZİ :: Büyücü Gücü-
Buraya geçin: